2009 Başörtü Bağlama şekilleri













amaç Allah-u Taala'nın emrettiğ şekilde kapanmaksa bu kadar çeeşit çeşit şekilciliğe ve çeşitliliğe ve siyasallaştırmaya gerek yoktur.
Başörtüsü BağLama StiLLeri
30/5/2009 | Kategori: Moda Kiyafetler | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Hindistancevizli Alman Pastası
Aylardır beklenen , özlenen kar nihayet kapladı bahçeleri , sokakları, ağaç dallarını. Kar taneleri birbiriyle yarışırcasına düşüyor Ankara 'ya.
Penceremden seyrediyorum bu manzarayı, hindistancevizi serpiştiriyorum pastama bol bol...
HİNDİSTANCEVİZLİ PASTA
Malzemeler
Kek İçin:
- 3 yumurta
- 1,5 çay bardağı şeker
- 1 çay bardağı zeytinyağı
- 1 /2 çay bardağı süt
- 1 çay bardağı yoğurt
- 4,5 çay bardağı un
- 1 paket vanilya
- 1 paket kabartma tozu
- 1 yemek kaşığı hindistancevizi
- 1 kilo süt
- 6 kaşık un
- 3/4 bardak şeker
- vanilya
- 1 adet muz
- Üzerine ve kremaya serpiştirmek için bol miktarda hindistancevizi
Önce kremayı pişirip , soğumaya bırakın. Tüm krema malzemelerini orta ateşte karıştırarak pişirin.Koyu muhallebi kıvamına gelince mikserde çırpın.Bir kenara bırakın. Fırını 250 C ye ayarlayıp ısıtın. Kek malzemelerini sırasıyla koyup karıştırın.Önce şeker ve yumurtaları kabarıp , beyazlayana kadar çırpın. Sonra yoğurt , zeytinyağı ve sütü ekleyin. En son un ve kabartma tozunu ilave edin.23 cm çapında ortası boş kek kalıbına dökün, üzerine hindistancevizi serpin, fırına verin. Fırın ısısını 160 C ye düşürün.
Pişen keki soğutup, fotoğraftaki gibi üst kısmını bozmadan keserek çıkartın. Pastanın içini oyun. Muz dilimleri dizip, üzerine kremayı dökün. Hindistancevizi serpiştirin.Çıkardığınız kek dilimlerini tekrar kapatın.Kalan kremayla bol hindistancevizi eşliğinde pastayı kaplayın. Dilerseniz yeşil fıstıkla renklendirebilirsiniz.
30/5/2009 | Kategori: Yemek tarifleri | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Evde Ketçap yapımı

"Keşke çocuklarımın bebekliğinde bu kitap elimde olsaydı" demekten kendimi alamadım, sayfaları karıştırırken. Özellikle 6. aydan sonra kızıma ne yedireceğim konusunda çok zorlandığımı ve yabancı kaynaklardan faydalandığımı hatırlıyorum. Güney'le birlikte böylesine sempatik ve yararlı bir kitabı hazırlayıp kütüphanemize kazandırdığı ve büyük bir boşluğu doldurduğu için Nathalie Tunçer' e teşekkür ederim. "Miniklerin Yemek Keyfi" kitabında hem büyük çocuklar hem de bebekler için yüzlerce değişik , lezzetli yemek önerilerini ve beslenmeyle ilgili birçok sorunun cevabını bulabilirsiniz.
Hatta kitapta , çocuğunuzla oynayabileceğiniz mutfak oyunları ve tuz hamuru tarifi bile var...
İşte benim "miniklerin mutfak keyfi " kitabından çocuklarım için denediğim bir tarif ...Katkısız , doğal ve çok lezzetli ketçap...

Evde Ketçap Yapımı
Malzemeler
*2 kg domates (yazın hazırladığım domates pürelerini kullandım)
*500 gr arpacık soğan veya soğan
*6 diş sarımsak
*6 sap kerviz
*1 çorba kaşığı kişniş
*1 çorba kaşığı zencefil
*1 tatlı kaşığı karanfil
*1 tatlı kaşığı toz muskat ( küçük hindistan cevizi)
Yapılışı
Domates soğan ve sarımsağı kıyın tencereye koyun, kereviz saplarıyla , baharatları ekleyin. Ateşte 25 dakika kadar pişirin. Tel süzgeçten veya rondodan geçirin. Tekrar tencereye koyup yaklaşık yarım saat daha pişirin. Pürenizin hacmi yarıya inmelidir.Elde ettiğiniz miktarı ölçün: 1 litre püre için 250 ml. elma sirkesi, 1/2 su bardağı şeker, 2 tatlı kaşığı tuz ekleyin. Sık sık karıştırarak orta ateşte 1 saat pişirin. Soğuduktan sonra şişelere doldurup buzdolabında saklayın.
30/5/2009 | Kategori: Yemek tarifleri | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
AnNeLeR okuyun lütfen.
ANNE, dünyada karşılık beklemeden börek yapan tek insandır ...
Karşılıksız sevginin ete kemiğe bürünmüş halidir ! Ne kadar üzsen de 10
dakika sonra seni affeden zarif bir memeli turudur, yağlı bile olsa
tiksinmeden saçını okşayan, kucağına yatıran, öpüp koklayan tek
varlıktır, meleğin sut verebilenidir. Yarasın diye muhallebinin içine
ciğer katarak çocuğuna yediren manyaklık derecesinde yaratıcıdır. Yemek
yemeyen çocuğun dikkatini çekmek için elindeki tencere ve tavalarla
maymunluk yapabilen kişidir, kafayı çocuklarıyla bozmuş, göbek bağı
kopsa da yürek bağı asla kopmayan, sevgi dolu fedakar insan dişisidir,
bulaşık, ütü, vb yaparken bile otomatik olarak çene çalan, kendi
kendine konuşan, anne ne diyon dediğinizde 'sen kendi isine bak, bi de
senle
uğraşmayayım' seklinde asortik cevaplar verendir, "Ulen eve bi
saat geç gelsek vır vır vır" seklinde kadın dırdırı denen mereti
erkeklere daha küçükten belletendir, yemek uzmanı, düzen insani,
bilgili, kültürlü - her şeyi bilen şahsiyettir, yavrularını yol
tarafından değil, kaldırım tarafından yürütendir, dizi dizi incidir
lakin gerektiğinde laf sokma dalında da birincidir, sevgiliden ayrılma
haberi verildiğinde, "amaaan ben sana daha güzelini bulurum" diyebilen
komik bir karakterdir, ''Oğlum aradım yoktun. Bende mesaj atayım dedim
sana. Gelince ara beni emi aslan evladım. Şapkasız çıkma.
Kara börülcem benim öptüm annen'' seklinde mesajlar atabilen,
teknolojiyi ısrarla reddeden, kabullenemeyen, kafasına göre yorumlayan
bilişim düşmanıdır,
*** ama ... ama dünyanın en güzel kucağına sahip, en güzel kokan,
harikulade bir varlıktır ***
olmadık yerlerde "iyi ki doğurmuşum ulen seni!" diyen ve benim
hatırıma
benimle freddy mercury dinleyen bir sabır ağacıdır, evlatlarını asla
ayırmayan, ayni zamanda birbirinden koruyan güç abidesidir evde bir
yere uzandığınız an orada temizlik yapacağı tutan, temizlik konusunda
kayışı kopardığından temizlikçi gelecek diye evi temizleyen balans
ayarı kaçmış temizlik kaynağıdır, mutfakta yasayan, evde herkesi idare
eden,
iyiliğin, merhametin, acayip bir şefkatin, sadakatin, sevginin
güçlerini birleştirdiği kisidir!!
oğlunun damat - kızının gelin olduğunu görünce,
çocuğu mezun olunca,
çocuğu gol atınca,
çocuğu hasta olunca,
çocuğu askere gidince,
asmalı kabağı seyredince,
dolar yükselince
velhasıl buna benzer ota-boka bissuru şeye ağlayabilen, bu mesajı
okurken duygulanıp - gözleri dolabilen, ağlamaya meyilli bir yapısı
olan duygu pınarıdır,
son kiiii üç dört; uzakta dursa da
yakın hissedilen, cani hep istenen,
asla vazgeçilmeyen, dizinin dibinde olmak istenen, evlatların varlığını
varlığına armağan edebileceği, *** ıslak - kuru ama heeeep duygulu*** kadın modelidir
30/5/2009 | Kategori: Anne ve _ocuk | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
SAÇ BAKIMI İÇİN DOĞAL YÖNTEMLER
Sağlıklı olması ile hiçbir ilgisi yoktur. Saç uzunluğu kafanızın şekli ve genişliği ile orantılıdır ve yeni teknolojilerle bile bunu değiştirmenize olanak yoktur. Sağlıklı ya da sağlıksız saç yoktur. Saçımız aslında ölüdür. Ölü olmasaydı kesildiğinde canımız yanmazmıydı?
Eğer saçlarınızın ucu kırılmamışsa ya da boyama yüzünden hasar görmemişse onu sürekli kestirip sağlıklı ve uzun yapmaya çalışmak yanlış bir şey. Sadece stil değişikliği düşünenler için sık saç kestirilmesi önerilebilir.
Saçınızın sağlıklı olması için yapabilecekleriniz:
- Günlük olarak pahalı olmayan bir Vitamin (One-A-Day) alın.
- Saçınızı fazla taramayın. Sadece gerektiğinde şekil vermek için tarayın.
- Kaliteli bir tarak ya da fırça kullanın. Keskin metal ya da plastik uçlar saçlarınızın uçlarının kırılmasına neden olur.
- Kaliteli saç ürünleri kullanın. Çoğu alışveriş merkezlerinde satılan şampuan ve saç ürünleri aslında birçok kötü kimyasal maddeyi içlerinde bulunduruyor. Mesela 'ammonium laurel sulfate' , ya da silikon içeren ürünler saçınızı kurutarak daha kolay kırılmasına neden olabiliyor. İçlerinde birçok koruyucu madde bulunduğunu iddia eden bu ürünler saçınız için aslında en büyük tehlikeyi oluşturuyor.
- Saçınızı sıkı bantlarla toplamayın. Bırakın rahat kalsın. Bu tür toplama şekilleri de kırılmalara neden oluyor.
Sıcak yağ tedavisi
Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın. Bu bakım türü, özellikle çabuk kırılan saçlar için çok yararlıdır.
Hintyağı tedavisi
Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir.
Zeytinyağı ve bal tedavisi
Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.
Protein tedavisi
Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.
Kakao yağı tedavisi
Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.
30/5/2009 | Kategori: Sa_ Bakimi | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
SAÇLAR İÇİN MASKELER
Boyalı, röfleli ve biyoformlu saçlar daha kolay yıpranır. Eğer saçlarınız çok yıpranmış ise kestirmelisiniz.Hafif yıpranmış saçlar bile uçları ve kırıkları alınmadan canlanmazlar. Kesimden sonra saçınızı maskeyle besleyebilirsiniz.
Hazır saç maskeleri ya da zeytinyağı ve bademyağı gibi malzemeler bakım için uygundur.
KURU ve yıpranmış saçlara muz ve bal maskesi iyi gelir. Potasyum, A, B ve C vitaminleri yönünden zengin olan bu maskeyi haftada bir kez uygularsanız, saçlarınız yumuşak, canlı ve dolgun bir görünüme sahip olur.
Bunun için gerekli malzemeler ise şöyle; bir muz ve bir yemek kaşığı bal. Malzemelerinizi, pürüzsüz bir kıvama gelinceye kadar karıştırın. Saçlarınızı ılık suyla yıkayın ve ardından karışımı masaj yaparak saçlarınıza iyice yedirin. Başınıza sıcak bir havlu sarıp 20 dakika bekleyin. Ardından saçlarınızı durulayıp şampuanla yıkayın.
30/5/2009 | Kategori: Sa_ Bakimi | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı