AnNeLeR okuyun lütfen.
ANNE, dünyada karşılık beklemeden börek yapan tek insandır ...
Karşılıksız sevginin ete kemiğe bürünmüş halidir ! Ne kadar üzsen de 10
dakika sonra seni affeden zarif bir memeli turudur, yağlı bile olsa
tiksinmeden saçını okşayan, kucağına yatıran, öpüp koklayan tek
varlıktır, meleğin sut verebilenidir. Yarasın diye muhallebinin içine
ciğer katarak çocuğuna yediren manyaklık derecesinde yaratıcıdır. Yemek
yemeyen çocuğun dikkatini çekmek için elindeki tencere ve tavalarla
maymunluk yapabilen kişidir, kafayı çocuklarıyla bozmuş, göbek bağı
kopsa da yürek bağı asla kopmayan, sevgi dolu fedakar insan dişisidir,
bulaşık, ütü, vb yaparken bile otomatik olarak çene çalan, kendi
kendine konuşan, anne ne diyon dediğinizde 'sen kendi isine bak, bi de
senle
uğraşmayayım' seklinde asortik cevaplar verendir, "Ulen eve bi
saat geç gelsek vır vır vır" seklinde kadın dırdırı denen mereti
erkeklere daha küçükten belletendir, yemek uzmanı, düzen insani,
bilgili, kültürlü - her şeyi bilen şahsiyettir, yavrularını yol
tarafından değil, kaldırım tarafından yürütendir, dizi dizi incidir
lakin gerektiğinde laf sokma dalında da birincidir, sevgiliden ayrılma
haberi verildiğinde, "amaaan ben sana daha güzelini bulurum" diyebilen
komik bir karakterdir, ''Oğlum aradım yoktun. Bende mesaj atayım dedim
sana. Gelince ara beni emi aslan evladım. Şapkasız çıkma.
Kara börülcem benim öptüm annen'' seklinde mesajlar atabilen,
teknolojiyi ısrarla reddeden, kabullenemeyen, kafasına göre yorumlayan
bilişim düşmanıdır,
*** ama ... ama dünyanın en güzel kucağına sahip, en güzel kokan,
harikulade bir varlıktır ***
olmadık yerlerde "iyi ki doğurmuşum ulen seni!" diyen ve benim
hatırıma
benimle freddy mercury dinleyen bir sabır ağacıdır, evlatlarını asla
ayırmayan, ayni zamanda birbirinden koruyan güç abidesidir evde bir
yere uzandığınız an orada temizlik yapacağı tutan, temizlik konusunda
kayışı kopardığından temizlikçi gelecek diye evi temizleyen balans
ayarı kaçmış temizlik kaynağıdır, mutfakta yasayan, evde herkesi idare
eden,
iyiliğin, merhametin, acayip bir şefkatin, sadakatin, sevginin
güçlerini birleştirdiği kisidir!!
oğlunun damat - kızının gelin olduğunu görünce,
çocuğu mezun olunca,
çocuğu gol atınca,
çocuğu hasta olunca,
çocuğu askere gidince,
asmalı kabağı seyredince,
dolar yükselince
velhasıl buna benzer ota-boka bissuru şeye ağlayabilen, bu mesajı
okurken duygulanıp - gözleri dolabilen, ağlamaya meyilli bir yapısı
olan duygu pınarıdır,
son kiiii üç dört; uzakta dursa da
yakın hissedilen, cani hep istenen,
asla vazgeçilmeyen, dizinin dibinde olmak istenen, evlatların varlığını
varlığına armağan edebileceği, *** ıslak - kuru ama heeeep duygulu*** kadın modelidir
30/5/2009 | Kategori: Anne ve _ocuk | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Bebeklerde kalça çıkığına dikkat !
Bebeklerde kalça çıkığına dikkat !
Bebekleri kundağa sarmak, yanlış taşımak ve bazı hareketlere zorlamak kalça çıkığı açısından çok riskli, geç yürüyen çocuklarda da kalça çıkığından şüphelenmek gerekiyor.
Ülkemizde yaygın olan bebekleri kundağa sarma alışkanlığı kalça çıkığına yol açabiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Ömeroğlu, doğumdan kaynaklanan kalça çıkığının erken teşhisinde en güvenilir yöntemin, bebeğin kalçalarının doğumdan sonra ilk 1 ay içinde ultrasonografik olarak muayene edilmesi olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Ömeroğlu, 'Kalça çıkığı, erken teşhis edildiğinde başarı ile tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bebeğin ameliyatsız, basit bir cihazla tedavisi ancak ilk 6-9 ayda mümkün. Teşhis geciktikçe tedavinin başarı oranı da düşer'' diyor.
RİSKLİ GRUPTAKİ BEBEKLER
Anne rahminde ters duran, ailesinde ve akrabalarında kalça çıkığı olan, boynunda ya da ayaklarında eğriliği olan, ilk ve zor doğumlar ve ilk kız bebeklerde kalça çıkığı görülme ihtimali biraz daha yüksek. Yeni doğanda kalça ultrasonografisi, kalça çıkığını tarama amacıyla kullanıldığı zaman en doğru uygulama zamanı 3 ve 4. haftalar civarıdır. Daha önce yapılması yanlış sonuçlar verebilir.
1 ve 1.5 aydan sonra tarama yapılması ise tedavide gecikmeye sebep olabilir. Prof. Dr. Hakan Ömeroğlu, bebekte kalça ve dizlerin düz olarak uzatılmaya zorlanmasının kalçalar için çok zararlı olduğunu vurgulayarak, şunları tavsiye ediyor ''Bebeğinizin her iki bacağını sıkıca birleştirip uzatmaya zorlamayın. Bu pozisyona sebep olan kundak, kalçanın can düşmanıdır. Kundak, bebeğinizin bacaklarının düzgün olmasını kesinlikle sağlamaz. Aksine kalçalarını çıkmaya doğru zorlar. Bebeğinizi kucağınızda taşırken, bacaklarını ellerinizle birleştirip taşımayın.
DOĞRU TAŞIMA ŞEKLİ
Tüm bebekler için doğal duruş, gerek sırt üstü, gerekse yüz üstü yatarken kalça ve dizlerin bükük olduğu pozisyondur. Bu amaçla bebeğiniz için kullandığınız ara bezinin yumuşak olmasına dikkat edin. Bebeğin gövdesinin alt kısmına bol ve rahat giysiler giydirin. Kucağınızda taşırken bir elinizi bacaklarının arasından geçirerek ya da bacakları açık gövdenize yaslayarak tutun.
GEÇ YÜRÜDÜYSE
Doç. Dr. Murat Bozkurt ise ''Kalça çıkığı olan bir çocuk geç yürür. Yürümeye başladıktan sonra da çıkık olan tarafa doğru aksar, koşarken sık sık düşer. Bacak boyları eşit değildir. Çıkık iki taraflıysa ailenin bunu anlaması zordur. Ancak bu çocuklar diğerleri gibi normal hareketler yapamaz, hareketlerinden mutlaka belli olur'' dedi.
30/5/2009 | Kategori: Anne ve _ocuk | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı